Yeşil Düşünce derneği hak mücadelelerinin sesini yükseltmeyi amaçlayan interaktivizm çalışmaları kapsamında Bursa, Diyarbakır, Kars, Mersin ve Trabzon’da yaptığı ön danışma toplantılarıyla bölgelerde sivil toplumun gücünü, zorluklarını, başarılarını dinledi. 7 bölgeden birer il seçerek, daha sonrasında dörder günlük dijital aktivizm, video aktivizm, internet gazeteciliği, bloggerlık, yurttaş gazetecilik, hak haberciliği gibi konu başlıklarında aktivistlerle birlikte atölye çalışmaları gerçekleştirecek olan grup,  yerinden ve yerelden anlayışına inandığından her bölgenin kendi ihtiyaçlarını belirlemek ve ihtiyaca uygun bir programla dönmek için yollara düştü. Yapılan toplantılar da bu varsayımı kanıtlarcasına her bölgede sivil toplum çalışmalarında karşılaşılan farklı farklı zorlukları ortaya çıkarıyor. Bursa’da, Koza Kadın Derneği, Kadın Cinayetlerini Durdurma platformu, Ekoder, Nilüfer kent konseyi, İnternet gazeteciliği ve Blog Derneği temsilcileri ve bir grup bağımsız aktivist ile bir araya gelindi.  Hemen herkesin ortak kanısı Bursa’da yerel medyanın güçlü ve önemli olduğu; ancak sivil toplum örgütlerinin  zayıf ve yeterince aktif olmadığıydı. Zaman zaman muhabirlerin eylem alanına göstericilerden önce gelmesi de bu durumun abartılı da olsa bir göstergesi olabilir. Aslında durum aktivist muhabirlere dönüşme aşamasında.

Bursa’da kağıt üstünde hayli çok sivil toplum kuruluşu varken, aktif  örgütlerin sayısının az olması, yerel belediyenin gücüyle de orantılanıyor. Gerek büyükşehir belediyesinin gerek yerel yönetimlerin, örneğin Nilüfer Kent Konseyi’nin, çalıma grupları yoluyla bir çok alanda, daha az maddi zorlukla karşılaşarak çalışma yürütebilmesi ve kimi zaman bağımsız örgütlerden daha bağımsız olabilmesi de buna örnek olarak gösteriliyor. Bursa’daki bu durum aslında halkın yerel yönetimlere katılımının, yönetimlerin çalışma grupları gibi çeşitli kademelerinde yer almalarının, sivil toplum faaliyeti yürütmeleri kadar demokrasi mücadelesinde öneminin büyük olduğunu gösteriyor. İkinci durak olan Diyarbakır’ın sivil toplumculuk halleri ise newrozdan iki gün önce kadın ve lgbt dernekleri ağırlıklı bir toplantıda konuşuldu. Yeşil Düşünce Derneği ekibi de bu canlı havayı yakalayabilmek için özellikle newroz haftasını tercih etmişti tabii ki. Toplantıya Selis Kadın Derneği, Diyarbakır Kadın Akademisi Derneği, Umut Işığı Kadın Kooperatifi, Dikasum, Epidem, Hebun LGBT, Diyarbakır Felsefeciler Derneği temsilcileri katıldı. Toplantının kadın ağırlıklı oluşu,  kadın örgütlenmesinin, hem politikada hem sivil toplumda kadınların taşıyıcı rolünün de bir göstergesiydi. İnternet aktivizminin bu belki de Türkiye’nin politik olarak en hareketli bölgesindeki yeri,  çeşitli sebeplerle az olmakla beraber, oldukça yaratıcı örnekler de içermekteydi. Toplantı odalarında aktivizm yapmayan örgütler hedef kitleleriyle yüz yüze sağladıkları bağların daha kuvvetli olduğuna inandıklarını belirtirken; şehirde zaten düşük olan internet kullanımı sebebiyle, çalışmalarında aralarına ekranları sokmadıklarını, planlarını stratejilerini yüz yüze belirlediklerini söylediler. Kürt özgürleşme ve demokratikleşme hareketinin yine de internet aktivizmi konusunda attığı büyük adımlar ve yenilikler var. Her ne kadar medyada ve internette görünür olmak güvenlik sebepleriyle aktivistlerin çoğu zaman işine gelmese de; sosyal medya  ve internet gazeteleri mücadelenin sesini yükselten araçlar sağlıyor. “Açlık grevi postası” olarak başlayıp “Ötekilerin Postası” olarak yoluna devam eden oluşumun pek çok gönüllü aktivist muhabiri de Kürt özgürleşme hareketinin başkenti diyebileceğimiz Diyarbakır’da bulunuyor. Diyarbakır’ın newroz ateşinin tüm

Türkiye’yi sardığı günlerde, İnteratktivist ekibinin üçüncü durağı Kars oldu. Batının sıcak günleri henüz doğuya uğramamışken, yağmurlu bir günde Kars kalesine bir selam çakılıp Kars’ın küçük bir şehir olmasından kaynaklı sınırlı sivil toplum örgütleriyle Öğretmenevi’nde bir araya gelindi.  Aktif İş Kadınları Derneği, Kuzey Doğa Derneği,  Karslı girişimci kadınlar derneği temsilcileri ve İHD ve Buğday Derneği aktivisti Kemal Kılıç’ın katıldığı toplantıda en çok bahsedilen sorun, sivil toplumda yapılan işlere önem verilmemesi hatta küçük görülmesi oldu. Basının yine aynı sebeple etkinliklerine gelmediği,  hatta haber yapmak için ücret talep edenlerin bile olduğu söylendi. İstanbul baharına alışkın bünyeler Kars’ta üşüyen kemiklerini bu kez Mersin’e ısıtmaya götürdü. 23 Nisan çocukları, bayramlık kıyafetleriyle sahilde uçurtma uçura dursun, interaktivist ekibi, Mersinli aktivistleri Baro’nun bir odasında kıstırdı. Kader, Ekolog, Mersin Çocuk Hakları, Mersin Gazetesi, Mersin Gazetesi, Sözçelen Felsefe Edebiyat, HDK temsilcileri, bağımsız aktivistlerle yapılan söyleşide Mersin’de en aktif hareketlerin nükleer karşıtı hareket ve kadın hareketi olduğu belirtildi. Nükleer eylemlerinde yine internetin katılımı artırıcı önemi olduğu belirtilirken, internetin her türlü bilgiyi devlete kolayca sunabilmesinin çekingenlik yarattığının da altı çizildi. Konuyla ilgili kişiler, bu konuda internette polisten ve devletten saklanabilmenin de yolları olduğunu belirterek, internet aktivizminin ustaları hackerlara göz kırptı. Batıdan doğuya, güneyden kuzeye yorgun düşen İnteraktivist ekibinin beşinci durağı Karadeniz’in Trabzon’u oldu. Trabzon’da Karadeniz Kadın Dayanışma Derneği, Tema Trabzon temsilciliği, Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği, Doğu Karadeniz Çevre Platformu, Karadeniz Çevre Gönüllüleri temsilcileri ve bağımsız aktivistlerle eski bir Rum evinden dönüştürülmüş Trabzon barosunda yapılan toplantıda Karadeniz’in en yetkin olduğu mücadele alanı doğa hakları mücadelesinden açılan laf lafı açtı; en çok da kolektif mücadelenin eksikliğinden yakınıldı. Karadeniz’in her deresinin tehdit altında olduğu bir ortamda, herkes aktivist her yer direnişti fakat, bu direnişler arası iletişimin sağlanması, başarılı örneklerin aktarılması, zayıf mücadelelere destek verilip mücadelenin büyütülmesi gerekiyordu. İnternet aktivizmi, video aktivizm aslında HES mücadelelerinde yaygın olarak kullanılmaya çoktan başlamıştı. Bu sayededir ki bizler de haberdar olduk İkizdere’den, Fırtında vadisinden, Fındıklı’dan, Tonya’dan ve diğerlerinden. Fakat en yıpratıcı ve zor mücadele alanı olan HES mücadelelerinin başarılı olması, herkesin bu mücadeleleri sahiplenmesiyle mümkün olacağa benzer. İnteraktivist’in bir sonraki durakları Nevşehir ve İzmir olacak. Bakalım İç Anadolu ve Ege’de sivil toplum ne hallerde gelecek günlerde dinleyeceğiz.

Gizem Kastamonulu
Ineraktivist Proje Asistan